Çok farklı inanç sistemleri olduğu için tüm farklılıkları ortaya koyabilecek bir din tanımı yapabilmek neredeyse imkânsızdır. İslâm, Kur’ân esas alınarak: “Bütün nebilerin, resullerin ortak dini ve her hangi bir sirk karıştırmaksızın hâlis bir niyetle âlemlerin Rabbi olan Allah’a yönelmek” olarak tanımlanır. İslam’ın en belirgin özelliği Allah’ın birliği, peygamberliğin ilmi bir hüvviyet üzerine kurulu olması ve tüm ilahi dinleri tek kaynaklı olarak görmesidir.
Esasen ilahiyatçılar arasında tek bir din mi yoksa çok farklı dinlerin mi gerçekte var olduğu tartışma konusudur. Bir görüşe göre aslında var olan tüm dinler tek bir dinin çok farklı tezahürleridir. Bu anlayışa göre tüm dinler genel yapıları itibari ile doğruluk ve iyilik esası üzerine kuruludurlar. Tabii burada var
olan sorun o zaman yanlışın ne olduğudur? Her inanç kendine göre bir takım doğrular ve yanlışlar ortaya koymaktadır. Kuran-i Kerim’de de ifade edildiği üzere her inanç gurubu kendini en doğru inanç sahibi olarak görmektedir (Muminun 23/53). Zaten başka bir inancın daha doğru görülmesi halinde bulunulan inanç siteminden çıkılıp daha doğru görülen inanç sistemine geçilmesi gerekmektedir. Bazen bu geçişler inançlar arasındaki rekabetin düşmanlıklara dönüşmesine yol açmaktadır. (Devamını okumak için bağlantıyı tıklayın)
http://www.havadiskibris.com/Yazarlar/yusuf-suicmez/din-ve-mezhep-catismalari/2125
One thought on “Din ve Mezhep Çatışmaları”