Emek ve 1 Mayıs Kutlamaları

Emek ve 1 Mayıs Kutlamaları

Dünyanın her yerinde olduğu gibi bizde de 1 Mayıs kutlamaları gündemimizi bayağı meşgul ediyor. Peki, bu kutlamaların amacına ne kadar hizmet ettiği üzerinde hiç kafa yorduk mu? Emekçi kimdir ve emek üzerinden adil bir paylaşım nasıl sağlanmalıdır? KKTC’deki emek sömürüsünün düzeyi nedir, işçi ve işveren hakları ne kadar adil düzenlenmiştir? Bu yazımızda bu soru ve sorunlara cevap bulmaya çalışacağım.

1 Mayıs Kutlamaları bir kesim tarafından emek sömürüsüne karşı sosyal bir duyarlılık olarak değerlendirilirken; başka bir kesim tarafından ideolojik ve siyasi bir hareket olarak da değerlendirilerek eleştirilmektedir. Milliyetçi ve dindar olarak nitelenen kitlelerin büyük çoğunluğunun emekçi olmasına rağmen, 1 Mayıs kutlamalarına karşı çıkmaları bu kutlamaları siyasi ve ideolojik değerlendirmelerinden kaynaklanmaktadır. Dindar ve milliyetçi çevrelerde 1 Mayıs kutlamaları solcuların; bir başka ifade ile Komünistlerin bayramı olarak görülmektedir. Bu durum, insanlığın ortak değerlerinden olan emeğe saygı kutlamalarının gerçek amacına uygun kutlanmasını engellemektedir. Ama ne ilginçtir ki 1 Mayıs kutlamalarına 12 Eylül’de getirilen kutlama yasaklarını İslamcı diye nitelenen AKP kaldırdı ve 1 Mayıs’ı resmi tatil olarak ilan etti. Bu durum emeğe saygının ortak değerlere dönüşmeye başladığının bir göstergesidir.

1 Mayıs’ın anavatanı Amerika olmasına rağmen Rusya ve sosyalizm ile özdeşleştirilmiştir. İşçi hakları bakımından kapitalist ülkeler ile sosyalist ülkeleri karşılaştırdığımızda, ilginçtir ki kapitalizmin geliştiği ülkelerde işçi haklarının daha fazla geliştiği görülmektedir. Bu yüzden Rusya ve Çin gibi sosyalist geleneği temsil eden ülkelerde işçi hakları ve maaşlarının çok daha iyi olduğunu iddia etmek oldukça güçtür.

Çağımızda emekçi kavramının sadece işçi sınıfını mı yoksa işvereni de içerip içermediği tartışma konusu olmaya başlamıştır. Çünkü işveren de işçi gibi ortaya bir emek koymaktadır. Bu emek iş gücü olmasa da zihinsel ve entelektüel bir katkıdır. İşverenin bu katkısı olmadan işgücünün fazla bir anlamı olmaz. Ancak çağımızda bazen işçi sınıfı bazen de işverenin kazancı daha fazla olabilmektedir. Çünkü bazen işçiye oranla işveren çok yüksek karlar elde ederken bazen de işveren kar edememekte ancak işçisini ödemek zorunda kaldığından iflas eşiğine gelebilmektedir. Doğal olarak bir işin sağlıklı yürümesi için işçi ve işverenin katkısı oranında kazanım ya da kardan pay almalarını sağlayacak bir sistem üzerinde düşünmeye ihtiyaç vardır.

Bundan dolayı işçi ve işveren kavramları artık sadece işçi kitlesini değil aynı zamanda işvereni de kuşatacak şekilde kullanılmaya başlandı. Doğal olarak artık çağımızda işveren de emekçi sınıfın bir parçası sayılmaktadır. Bu gelişme işçi ve işveren arasındaki ilişkide adil ve dengeli bir paylaşımın sağlanabilmesi için sendikalara özel bir misyon yükledi. Ülkemizde henüz daha özellikle özel sektör sendikacılığı gelişmediği için özel ve kamu sektörleri arasındaki rekabet hukuki ve dengeli bir düzene kavuşamamıştır. Bu ise kamudaki iş güvencesi sebebiyle, kamuya olan talebin artmasına yol açmaktadır.

Eşit emeğe eşit ücret sloganını geliştiren işçi sınıfı bu alanda tam bir başarısızlık yaşamıştır. Nitekim birçok ülkenin ekonomik ve sosyal yapısı, ülke halklarının ucuz işgücü olarak kullanılmasına yol açarak uluslararası emek sömürüsünün artmasını sağladı. Dünya gelirlerinin büyük bir bölümünün birkaç ülke piyasasına sıkışmış olması, bu dengesizliğin oluşmasına sebep olmuştur. Emek sömürüsünün olmaması için uluslararası sistemin de yeniden gözden geçirilmesine ihtiyaç vardır.

Milli sınırları çizilmiş olan kapitalist değerler üzerine kurulu devlet yapıları doğal olarak her ülkede egemen sermaye gruplarının oluşmasına yol açtı. Bu ise devletleri çok ortaklı şirketlere dönüştürdü. Ülkeler içerisindeki politikalar bu egemen sermaye grupları tarafından belirlendiği için de sermaye grupları değişmeden ülke politikaları değişemez hale geldi. Bu ise hem ulusal hem de uluslararası haksız bir rekabete yol açmaktadır. Çünkü her ülkede egemen olan sermaye grupları devlet gücünü kullanarak kendi menfaatlerine uygun politikaların üretilmesini sağlamaktadır. ABD’deki sağlık reformu girişimleri esnasında sermaye gruplarından gelen baskı sonucu devletin kapılarına kilit vurmak zorunda kalmış olması bu çarpık yapının bir eseriydi.

KKTC’de ise emeğe saygı bilinci birçok ülkeye göre yüksek olmasına rağmen, halen daha tam olarak kurumsallaştığı söylenemez. Bu yüzden de işe alım ve işe son vermelerde sosyal hukuk devletine uymayan birçok mağduriyetler yaşanmaktadır. Bugünlerde gündeme gelen işe alımda fırsat eşitliğini düzenleyecek olan yasal düzenleme, en azından hak edenin istihdamı sorununu kısmen de olsa çözecektir. Ancak istihdam edildikten sonra iş güvencesi konusunda henüz daha ciddi bir adım atılmış değildir. Bu yüzden de her iktidar döneminde insanların işlerine son verilmesi sistemin önemli bir sorunu olmaya devam etmektedir. İşe alımda fırsat eşitliği düzenlemesi ile birlikte göreve son vermelerle ilgili de bir düzenlemeye ihtiyaç vardır. Ayrıca özel sektörde de sendikalaşma ve iş güvencesi ile ilgili haklar konusunda bir düzenleme yapılabilirse, özel ve kamu sektörü arasındaki dengesizlik de giderilmiş olacaktır.

Geçmiş UBP hükümeti döneminde çalışma saatleri ile ilgili yapılan bir düzenleme ile öğlen mesaileri kaldırılmış ve insanların dinlenme ve yemek yeme hakları ellerinden alınmıştır. Bu yanlış uygulamanın emekçiden yana olduğunu iddia eden CTP tarafından da devam ettirilmesi, partinin misyonu ile uyuşmamaktadır. Dolayısıyla 1 Mayıs kutlamalarını bir eğlence ya da geçmişte kazanılmış bazı hakların kutlanması olarak değil, emeğe dayalı adil bir paylaşım bilincinin bir vesilesi olarak görmek lazımdır. Sonuçta insanlığın vicdanının huzur bulması için hem işçinin hem de işverenin haklarının korunduğu adil bir düzene ihtiyaç duyulmaktadır. Sömürmediğimiz ve sömürülmediğimiz günler dileğiyle herkesin 1 Mayıs’ını tebrik ederim.

http://www.havadiskibris.com/Yazarlar/yusuf-suicmez/emek-ve-1-mayis-kutlamalari/4478

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.