Cumhurbaşkanı Seçimi (Türkiye Gündemi)

Cumhurbaşkanı Seçimi (Türkiye Gündemi)
Türkiye Cumhuriyeti ilk defa halkın seçtiği cumhurbaşkanına sahip olacak. Seçime üç aday katılıyor. Bunlardan birincisi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ikincisi MHP ve CHP’nin çatı adayı olarak nitelediği Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu ve üçüncüsü ise HDP’nin adayı olan Selahattin Demirtaş’dır. Cumhurbaşkanlığı için ilk oylama 10 Ağustos 2014, seçimin ikinci tura kalması durumunda ise ikinci oylama 24 Ağustos 2014 tarihinde gerçekleşecektir.
Genel kanaat seçimin özellikle Başbakan Erdoğan ile çatı adayı olarak nitelenen İhsanoğlu arasında geçeceği şeklindedir. Büyük bir çoğunluk tarafından bu yarışın favorisi olarak Başbakan Erdoğan görülmektedir. Bu yüzden daha çok tartışılan Erdoğan’ın birinci turda mı yoksa ikinci turda mı Cumhurbaşkanlığını kazanacağıdır. Bu tartışmanın yaşanmasında HDP’nin Demirtaş’ı aday göstermesi de etkili olmaktadır. Çünkü Erdoğan hükümetinin yürüttüğü barış ve çözüm süreci, özellikle Kürt seçmenlerin Erdoğan’a oy verebileceği kanaatini oluşturdu. Ancak Demirtaş’ın adaylığı en azından Kürt seçmenlerin önemli bir kısmının Erdoğan’a oy vermeyeceği, bu yüzden de Erdoğan’ın ilk turda %50 barajını aşmasının zorlaşacağı kanaatinin oluşmasına yol açtı.
Ak Parti (AKP)’nin bir önceki yerel seçimlerdeki başarısı ile seçimler sonrasında oluşmuş olan ekonomik ve siyasi olumlu havanın etkisi dikkate alındığında ise büyük bir çoğunluk tarafından Erdoğan’ın ilk turda seçileceği düşünülmektedir. Ayrıca MHP ve CHP’nin ortak adayından memnun olmayan seçmenlerin Demirtaş’a oy vermesi de oldukça zor gözükmektedir. Bu durumda bu seçmenlerin seçime gitmemeleri, geçersiz oy kullanmaları ve de tepki olarak Erdoğan’a o vermeleri gibi ihtimaller gündeme gelmektedir. Özellikle bu tepkinin Erdoğan’a oy verilmesi şeklinde yansıması durumunda, Erdoğan’ın ilk turda seçilmesi olasılığı daha da güçlenecektir.
Erdoğan ve İhsanoğlu’nun ikinci tura kalması durumunda, Erdoğan’ın seçimi kazanması ihtimali daha güçlü gözükmektedir. Çünkü birinci turda Demirtaş’a oy veren Kürt seçmenlerin büyük bir çoğunluğunun, barış ve çözüm sürecinin bir yansıması olarak Erdoğan’a oy vereceği varsayılmaktadır.
Şüphesiz ki bir yarışa giren her aday, aday olarak eşit şansa sahiptir; ancak adayların nitelikleri sosyal, siyasi ve ekonomik şartlar adayların seçim sonuçları ile ilgili bazı öngörülerin yapılmasını sağlamaktadır. Şu anda yapılan öngörülere göre seçimin en güçlü adayı Başbakan Erdoğan’dır. Çatı adayı İhsanoğlu’nun kazanması sürpriz olur. Özellikle AKP çevresinde İhsanoğlu’nun kazanması durumunda, Türkiye’nin tekrar siyasi bir istikrarsızlık ve belirsizliğe sürükleneceği ifade edilmektedir. Çatı adayı İhsanoğlu’nu destekleyenler ise Erdoğan’ın kazanması durumunda Türkiye’nin daha da fazla içine kapanık bir politikaya sürükleneceğini ileri sürmektedir. Erdoğan’ın seçim vizyon konuşmasına baktığımızda, bu endişeyi giderici bir içeriğe sahip olduğu görülür. Bunun yanı sıra Suriye’de Esad ve Mısır’da Sisi’nin politikalarının Erdoğan’ın kaybetmesi durumunda güç kazanması muhtemeldir. Bu ise sadece Türkiye’nin değil Ortadoğu ve birçok uluslararası siyasi dengelerinin yeniden değişmesi demektir.
Seçimin sonucunun merak edildiği kadar, Erdoğan’ın kazanması durumunda, sonuçların CHP ve MHP’de nasıl bir etki yaratacağı da merak edilmektedir. Benim açımdan CHP ve MHP’nin İhsanoğlu’nu aday göstermeleri sürpriz olmuştur. Çünkü Erdoğan ve İhsanoğlu arasında dünya görüşü olarak fazla fark bulunmamaktadır. Eğer AKP İhsanoğlu’nu aday göstermiş olsaydı bu kadar şaşmazdım. Özellikle Kılıçtaroğlu’nun, süreç içerisinde Alevilik söylemi ekseninde bir politikayı sistemleştireceği kaygıları vardı. İhsanoğlu’nun aday gösterilmesi, bu kaygının giderilmesi açısından önemli bir adım olmuştur. Çünkü Ortadoğu’da uzun bir süredir Alevilik ve Sünnilik eksenli yürütülen politikalar istikrarsızlık ve çatışmalara sebebiyet vererek halklara ağır bedeller ödetmiş ve ödetmeye devam etmektedir.
MHP kanadında bakıldığında durum farklı değildir. Çünkü Türk milliyetçiği ideolojisi üzerine kurulu bir siyasi söyleme sahip olan MHP’nin daha çok İslamcı kimliği ile bilinen bir adayı üstelik de ideolojik temelde taban tabana zıt olduğu CHP ile birlikte ortak aday göstermesi, seçim sonrasında MHP içerisinde de büyük tartışma ve dalgalanmalara yol açabilir.
Daha çok Kürt seçmenlerin oylarını alacağı düşünülen Demirtaş’ın oy oranı da merak edilenler arasındadır. Çünkü Kürt siyaseti, sistemin koyduğu sınırlar sebebiyle demokrasi içeresindeki gerçek temsiliyetini tam olarak hiçbir zaman yansıtamamıştır. Ancak Demirtaş’ın aday olduktan sonra, Türkiye’nin tüm değerlerinin korunması ve temsil edilmesi söylemine baktığımızda, Kürt milliyetçiliği ile sınırlı dar kapsamlı bir politika izlemeyeceği, farklı etnik grupların da desteğini almayı hedeflediğini görmekteyiz. Bu durum Demirtaş’ın alacağı oyların sadece Kürt seçmenleri temsil etmeyeceği anlamına gelmektedir. Demirtaş’ın aday olması Erdoğan’ın ilk turda seçilmesini olumsuz etkilemekle birlikte, Türkiye demokrasisi için büyük bir kazanım olmuştur. Çünkü Demirtaş’ın adaylığı Kürt siyasetinin bölücü ve ayırımcı siyasetten, Türkiye’nin genelini kuşatıcı uzlaştırıcı ve birleştirici bir siyasete doğru kaymasının bir sinyalidir.
Bu seçimin farklı bir tarafı da ilk defa yurtdışında yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının da oy kullanacak olmasıdır. Bu uygulama sebebiyle Kuzey Kıbrıs dahil Türk vatandaşlarının yaşadığı birçok ülke seçmenleri de oy kullanmak için sandık başına gidecektir. Farklı ülkelerde kullanılan oy oranları ve tercihler, Türkiye’nin uluslararası siyaseti açısından da önemli bir gösterge olacaktır. Öyle gözüküyor ki, seçim sonucu ne olursa olsun, Erdoğan’ın da dediği gibi 10 ve 24 Ağustos sonrası farklı bir Türkiye doğacaktır.

http://www.havadiskibris.com/Yazarlar/yusuf-suicmez/cumhurbaskani-secimi-turkiye-gundemi/5027

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.