Din ve Şiddet

Din ve Şiddet

Bütün kutsal kitaplarda ahlaki ve insani değerlere çağrının yanısıra şiddete de çağrı olarak yorumlanabilecek bölümlere rastlamak mümkündür. Özelikle Tevrat’ta etnik temizlik olarak nitelenebilecek oldukça kanlı sahneler bulunmaktadır. Bununla birlikte savaşa karşı olan, şiddeti kötüleyen bölümler de bulunmaktadır. Aynı şekilde İncil’in bir yerinde düşmanların bile sevilmesi mesajı verilirken, başka bir yerde İsa’nın yeryüzüne barış getirmek için değil Kılıç ve ayırım getirmek için geldiği mesajı verilmektedir. Hint inançlarının barış ve sevgiye esas aldığı iddia edilmesine rağmen Hinduların kutsal kitaplarından birisi olan Bhagavadgida’da savaş doğanın zorunlu bir kuralı olarak sunulmakta ve buna dayanılarak da savaşa teşvik edici bir üslup kullanılmaktadır. Kuran-i Kerim’de de barışa çağrı yanında; şiddete çağrı şeklinde yorumlanacak ayetler bulunmaktadır. Kuran-ı Kerim’e göre, düşmanlık duygusu, insanın günaha olan eğiliminden kaynaklanmaktadır. Bundan dolayı da insanın kasıtlı öldürmelere karşı kısas uygulanması talebinde bulunması dışında gerçekleştirilen tüm öldürme eylemleri, insanın insanlığı karşı işlemiş olduğu suçlar olarak nitelenilerek, insan hayatının korunmasına çağrı yapılmaktadır.

Özelde İslam, genelde tüm dinlerin ileri gelenleri, dinlerin temel amaçlarından birisinin insan hayatının korunması olduğunu belirtmelerine rağmen, gerçek hayatta bu inanca uygun davranılmadığını müşahede etmekteyiz. Bunun sosyal, siyasi, ekonomik, psikolojik birçok sebepleri olmakla beraber, dine dayanan hiç bir sebebi olamaz. Aksi takdirde dinlerin ahlaki değerleri koruma misyonu ile birlikte Yaratıcının insanlık için adalet ve rahmeti öngörmesi de tartışmalı hale gelirler. Nitekim bu soruna bağlı olarak tarih boyunca ilahi adalet konusu, felsefe ve ilahiyatın en temel konularından birisi haline gelmiştir. Bu konunun detaylarının burada sunulması mümkün olmamaklar beraber, hiçbir dinin, adaletsizlik ve haksızlığı bir inanç ya da felsefe olarak kabul etmediğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Ancak faklı inanç sistemlerinde adalet ve hak kavramlarının yorumu değişkenlik gösterdiği için bazen adaletsizlik ve haksızlık, hak ve adalet arayışı şeklinde yorumlanabilmiştir.

Bu tür yanlış yorumlar, mutluluğu ve hayatın gerçeğini dinin inanç ve tecrübesi içerisinde arayanlar ile bunların dışında arayanları zamanla karşı karşıya getirmiştir. Ülkemizde bu karşıtlık bazen laiklik ve şeriatçılık; bazen dindarlık ve dinsizlik; bazen de Atatürkçülük ve gericilik tartışmaları şeklinde tezahür etmiştir. Bu tartışmalar içerisinde dindarları şiddet kullanmak ile suçlayan bazı aydın geçinenler dindarlara kaşı şiddet kullanmayı kendileri için bir hak olarak görmeye başladılar. Şiddet ile ilgili bu farklı tutumların, dindarlık ya da dinsizlikle açıklanabilmesi mümkün değildir.

Yine aynı şekilde dindarları yasakçı olmakla suçlayan bazı aydın geçinenler, kendi ideolojileri adına dindarlardan daha da fazla yasakçı olmaya başladılar. Bu tutum, yasakçılığın da din ya da dinsizlik ile alakalı değil; daha çok kişilikle alakalı bir sorun olduğunu kanıtlamaktadır. Sonuç olarak şu söylenebilir ki, ister dindar olunsun, ister olunmasın adalet ve özgürlük herkes tarafından, herkes için savunulması gereken değerlerdendir. Ayrıca unutulmamalıdır ki özgürlük ve adalet farklılıkların birlikte bulunduğu toplumlar için söz konusudur. Bundan dolayıdır ki adalet ve özgürlük, eşitlerin değil; eşit olmayanların birlikte yaşayabilmelerini sağlayan değer yargılarıdır. Bu değer yargılarını tahrip eden en etkin faktör ise şiddettir. Güç ile şiddet arasındaki fark da burada ortaya çıkmaktadır. Güç kendi zatında arzulanan bir şey olmasına rağmen, şiddet için aynı şey söylenemez. Çünkü şiddet, gücün haksız ve adaletsiz kullanımını ifade eder. Bu tanımla birlikte, şiddetin sadece din ile alakalı değil; tüm siyasi ve ideolojik akımlarla da alakalı bir sorun olduğu; bu sorunun temelinde ise düşünce ve inançtan çok insanın kişiliğinin etkili olduğu ortaya çıkmaktadır.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.