Cumhurbaşkanlığı Seçimi II

Cumhurbaşkanlığı Seçimi II

Halkımızın oy kullanmasını etkileyen sebepler incelendiğinde, halkın büyük bir kısmının parti merkezli düşündüğü görülür. Yani ne olursa olsun partisinin adayını desteklemeyi partiye bağlılık olarak görmektedir. Böyle davranan seçmenler bu davranışlılarını ya partinin ideolojisine bağlılık ile ya da parti ile kurdukları siyasi menfaat ilişkileri ile açıklamaya çalışmaktadır. Bu durum, özellikle parti desteği olmayan, bağımsız adayların nitelikleri çok iyi olsa dahi hak ettikleri gerçek desteği almalarını zorlaştırmaktadır.

Partilerine ideolojik bağlığı siyasi tercihlerinin ana sebebi olarak gösteren seçmenler ise, genel olarak kendilerini sağcı ya da solcu olarak nitelemektedir. Ancak Kıbrıs solunun özellikle Kıbrıslılık anlayışına bağlı bir siyaset izlemesi, esas itibari ile solun ana misyonu olan halkların kardeşliği misyonu ile bağdaşmadığı için sol partiler Türkiye’den gelen göçmenlerden yeteri kadar ilgi görmemektedir. Bu ise CTP’nin adayı ve seçimin favorilerinden olan Sibel Siber için olumsuz bir durum olarak değerlendirilmektedir.

Sağ partiler ise daha çok Türkçülük ve Anavatan Türkiyesiz siyaset olmaz söylemlerini öne çıkarmaları sebebiyle, Türkiyeli göçmenler tarafından daha yoğun tercih edilmektedir. Bu durum da Türkiyeli seçmenlerin bağımsız adaylara yönelmelerini zorlaştırmaktadır. Bu ise özellikle UBP ve DP’nin desteklediği bağımsız aday Derviş Eroğlu’nun lehine bir durumdur. Ancak önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, özellikle sağın adayı olan Eroğlu’nda memnun olmayan Türkiyeli göçmenlerin bağımsız adaylardan olan Kudret Özersay’a oldukça güçlü bir yönelişleri var. Bu durum Özersay’ı seçimin güçlü adayı kılarken, Eroğlu’na olan desteği zayıflatmaktadır. Bundan dolayı olsa gerek ki, Eroğlu’nun bazı konuşmalarında Özersay’ı hedef aldığı görülmektedir.

Seçimin diğer güçlü bir adayı olan Mustafa Akıncı ise özellikle Kıbrıslılığı siyası tercihlerinin esası kabul eden seçmenler tarafından desteklenmektedir. Türkiye’nin KKTC’ye yönelik müdahaleci tavrı özellikle Kıbrıslılık tezini savunanların tepki oylarını Akıncı’ya yöneltmiştir. Bu ise sol oyların ikiye bölünmesine sebep oldu. Ancak seçimin ikinci tura kalması durumunda, solun bölünen oylarının ikinci tura kalan adaya yönelmesi beklenmektedir.

Kudret Özersay’ın ikinci tura kalması durumunda ise sağın oylarının ağırlıklı olarak kendisine yönelmesi beklenmektedir. Bu arada Özersay’ın sol kesimden de azımsanmayacak kadar destekçisi olduğu görülmektedir. Bundan dolayı da ikici tura kalamaması durumunda ise Özersay’ın tavrı kazanacak adayı belirlemekte önemli bir rol oynayacaktır.

Seçmenlerin önemli bir kısmı, oy kullanırken adaylardan menfaat sağlama duygusu ile hareket etmektedir. Bu durum özellikle devlet imkânına sahip olmayan adayların seçilme imkânını zayıflatmaktadır. Demokrasimizin en büyük sorunlarının başında, özel çıkar ilişkisine bağlı olarak oy kullanan seçmenlerdir. Kamudaki usulsüz istihdamlar, rüşvet hatta yolsuzlukların kaynağında bu anlayış yatmaktadır. Çünkü devlet imkânlarını elinde bulunduran partiler ve adaylar seçim dönemlerinde seçmenlerin sıkıntılarını bildikleri için oy beklentisi ile yasa ve etik dışı istihdamlar yapabilmekte, ihale hatta siyasi rüşvet olarak vaatler verebilmektedirler. Bu ise devlet imkânına sahip olmayan bağımsız adayların adil bir yarış içerisine girmesini engellemektedir.

Seçmenlerin dikkat etmedikleri husus, rüşvet veren siyasetçinin rüşvet alabileceğidir. Doğal olarak siyasi tercihlerinde, hukuk ve etik dışı davranışlara yönelen seçmenler ile buna pirim veren siyasetçilerden hukuka ve etiğe uygun davranmalarını beklemek mümkün değildir. Seçmenlerin özellikle güç ve menfaat anlayışı ile hareket ettiğini bilen siyasetçiler, bu anlayışla hareket eden seçmenleri etkilemek için, düzenledikleri organizasyonları kalabalık göstermeye çalışmaktadırlar.

Seçimin diğer bir bağımsız adayı olan Salih Kırdağ, seçimin çok konuşulan adaylarından olmakla birlikte, konuşulduğu kadar oy alamasa da, ne kadar oy alacağı merak edilen adaylardandır. Bu arada aday olarak ismi geçen ancak kesin bilgim olmayan diğer adaylar hakkında, durumları netleştikten sonra ileride görüşlerimi paylaşacağım.

Normal bir ülkede, parti ya da adayların topladıkları kalabalıklardan daha çok adayların hukuk bilgisi, ahlakları ve projeleri tartışma konusu olur. Medeni olmanın ve demokratik gelişmişliğin ölçüsü, vatandaşın demokratik tercihini kullanırken, demokratik hukuk devletinin esası olan değerlere bağlılığı ile ölçülür. Seçimleri haksız menfaat için fırsata dönüştüren seçmen ve siyasetçinin demokratik kültüre sahip olduğu iddia edilmez. Demokratik değerlere uygun davranılmadığı müddetçe de, demokrasinin toplumsal faydasını görmek mümkün değildir. Çünkü böyle çarpık bir siyasi anlayış içerisinde, dürüst insanlar beceriksiz ve ahmak gibi görülmekte, kendi menfaati için her türlü yalan ve yanlışı yapan ise başarılı sayılmaktadır. Umarım, bu cumhurbaşkanlığı seçimi insanlığın en önemli kazanımlarından olan demokratik değerlerin kazandığı, rüşvet, yalan, yolsuzluk ve haksızlıkların kaybettiği bir seçim olur.

http://www.havadiskibris.com/Yazarlar/yusuf-suicmez/kibris-sorununda-son-durum/6927

yusuf

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.