KKTC Hukuk Dairesi (Başsavcılık)’nin Meclis Başkanlığı Seçimi ile İlgili Görüşünün Hukuki Analizi

Bilindiği üzere KKTC Meclis Başkanı seçiminde Anayasa ve İçtüzüğün yorumunda çıkan sorun sebebiyle görüş alınmak üzere Hukuk Dairesi (Başsavcılığa) yazılan yazıya istinaden verilen cevapta 5. turda “hayır” oylarının evet oylarından fazla olmasından dolayı meclis başkanının seçilemediği;  ancak Cumhuriyeti Meclisi İçtüzüğü’nün 10. Maddesinin 7. fıkrasında yer alan kuralın ne anlama geldiğini yorumlama yetkisinin öncelikle Cumhuriyet Meclisinde olduğu belirtilmiştir. Aynı yazılı kararda salt çoğunluk aranan ilk dört turdan farklı olarak 5. turda seçilmek için nisbi ve/veya basit çoğunluğun arandığı da belirtilmiştir. Ayrıca Anayasa’nın 83. Maddesi yazılırken ise iki adayın yarışacağı varsayımıyla yazıldığı belirtiliyor.

Genel çerçevesi bu olan kararı incelediğimizde aslında Hukuk Dairesi kesin karar için 10. maddenin 7. fıkrasının yorumunda 1. derecede yetkinin yine bu tüzüğü yapan Cumhuriyet Meclisi’nde olduğu açık olarak ifade edilmektedir. Bu yazılı görüşten sağlıklı bir sonuca varmak için aslında Cumhuriyet Meclisi’nin İçtüzüğü’nün 10. maddesinin 7. fıkrasını yorumlaması gerektiği sonucu da çıkmaktadır. Savcılık 10. Maddenin 7. fıkrasında adayın tek olması halinde aynı kuralların uygulanacağının hükme bağlandığı, ilk nazarda bu herhangi bir çoğunluk aranmadan tek adayın alacağı oylar ile seçilmiş olabileceğinin düşünülebileceği de ifade edilmiştir. Yine aynı kararda Anayasa’nın 83. maddesi görüşülürken seçimin 10 gün içinde sonuçlandırılması tartışılırken tutanakların 142. sayfasından yapılacak olan 5. tur oylamanın basit çoğunluk olacağının anlaşılacağı belirtilmektedir.

Bilindiği üzere hukukun ana amacı keyfiliği ve belirsizliği engellemektir. İlgili anayasa ve tüzük maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, savcılık görüşünün hukukun bu temel amacıyla uyumlu olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Kanaatimce 5. turda nisbi ve/veya basit çoğunluk aranmasının ana sebebi Meclis’in keyfilik ve belirsizliğe itilmesini engellemektir. İç tüzükte seçimin 10 gün içinde tamamlanması gerektiği kaydı da bu amaca yöneliktir. Tek adayın çıkması ve/veya iki adayın 5. tura kalması bu süre sınırını ortadan kaldırmaz. Ayrıca “hayır” oylarının bir adayın oyları gibi yorumlanması da anayasanın lafzına ve de İçtüzüğün düzenlenme biçimine aykırıdır. İki adayın çıkmaması ve aynı durumun devam etmesi durumunda seçimin sonuçlanamayacağı açıktır. Böyle bir açıklığa izin verilmesi hukukun ana ilkesi olan keyfiliği ve belirsizliği engellemeye aykırı olacağı açıktır. Bu yorum ayrıca hukuki bir zorunluluk olan seçimlerin 10 gün İçinde tamamlanması hükmüne de aykırıdır ve bu hükmü işlevsiz hale getirmektedir. Sonuç olarak Hukuk Dairesi (Başsavcılık)’ın karar sonunda belirttiği üzere İçtüzüğün 10. naddesinin 7. fıkrasının İçtüzüğü yazan ve birinci derecede yorumlama yetkisi olan Meclis tarafından yorumlanarak bir karara varılmalıdır. Bilindiği üzere Hukuk Dairesi’nin görüşleri bağlayıcı değildir ve Anayasa Mahkemesi’nin de Meçlisi’n iç işleyişini denetleme yetkisi yoktur. Doğal olarak Meclis’in sebep olduğu bu sorunu çözmek yine Meclis’e düşmektedir ve bu aşamada yapılması gereken ilgili tüzüğün öncelikle yorumlanması ve de belirttiğim belirsizlikler de dikkate alınarak gerekirse tüzük değişikliğine gidilmesidir. Savcılığın görüşünün son cümlesinin de gereğinin bu olduğu kanaatindeyim.

Zorlu Töre KKTC’deki Meclis Başkanlığı Seçimini Kazandı mı?

(Hukuki Bir Yorum)

Meclis Başkanlığı seçiminin beşinci tura kalması hukuki bir tartışmaya yol açtı. Bu tartışma Anayasa’nın 83. Maddesi’nin dördüncü fıkrasının yorumu ile bağlantılıdır. İlgili anayasa maddesi söyledir: “(4) Meclis Başkanı ve Meclis Başkan Yardımcısı seçimi gizli oyla yapılır. İlk dört oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu aranır.  Dördüncü  oylamada da salt çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamada en çok oy alan iki aday için beşinci oylama yapılır. Beşinci oylamada en fazla oy alan aday seçilmiş olur.

Beşinci tur maddesi seçimde sonuç alınamayacak bir döngünün oluşmasını engellemek içindir. Bu da kamu yararının gereğidir. Anayasa’nın ilgili maddesine göre beşinci turda enfazla oy alan aday seçilir. Tek adayla seçime gidildiği için beşinci turda en fazla oyu alan adaydan bahsedilebilir. Başkanlık seçiminde tek aday bulunduğu için de “hayır” oylarının herhangi bir adayın oyu olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Peki diğer partiler aday çıkarmadığı halde “hayır” oylarını bir adayın oyumuymuş gibi değerlendirmek mümkün müdür? 5. Turda “hayır” oylarının da 25’de kaldığını dikkate aldığımızda salt çoğunluk oyunu sağlanamadığı da açıktır. Esas itibari ile bu turda salt çoğunluk da aranmamaktadır. Doğal olarak Anayasa’nın ilgili lafzına bağlı kalınarak aday veya adaylar dışındaki oyların dikkate alınmadan en fazla oyu alan adayın tespiti gerekmektedir. Aksi takdirde belirttiğimiz döngü kaçınılmaz hale gelir.

Muhalefet tek aday olduğu için beşinci turun yapılmaması gerektiği görüşünde ise beşinci tura katılmaması ve seçimin tekrarlanmasını talep ederek kendilerinin de aday çıkaracaklarını deklere etmeleri gerekirdi. En azından bir aday üzerinde uzlaşı aramalıydı. Bu tür bir beyanları olduğunu şahsen duymadım. Muhalefet aday çıkarmaz ve bu tutumunu devam ettirirse, iktidarda bu görüşünde ısrar ederse meclis başkanının seçimi imkânsız hale gelir. Çünkü ikinci bir adayın çıkması zorunluğu da yoktur. Böyle bir zorunluk olması durumunda muhalefet veya iktidar aday çıkarmayarak meclisi işleyemez hale getirebilir. Zaten 5. Tur böyle bir sorunu engellemek için bu şekilde düzenlenmiştir. Muhalefetin bu tür bir siyaset izlemesinin önünün kesilmesi için iç tüzükte 5. Turda ölüm ve zaruret halleri dışında tek adayın kalması veya tek bir adayın bulunması durumunda tek adayın seçimi kazanacağı veya kazanamayacağı açık olarak belirtilmiş olmalıydı. Ancak kazanmayacağı şeklinde bir düzenleme yapılırsa, bu durumda da bu belirsiz döngünün devam edilmesine izin verilmiş olacaktır.

Bu konu ile ilgi Meclis İç Tüzüğü’nün ilgili maddeleri ise şöyledir:

                (5)          Dördüncü oylamada da salt çoğunluk sağlanamazsa bu oylamada en çok oy alan iki Meclis Başkanı adayı için beşinci kez oylama yapılır. Beşinci oylamada en fazla oy alan Meclis Başkanı olarak seçilmiş olur.

                (6)          Yukarıdaki (5)’inci fıkrada belirtilen dördüncü ve beşinci oylamalar ile ilgili kurallar iki Meclis Başkan Yardımcısı seçiminde de aynen uygulanır.

                (7)          Adayın tek olması halinde de yukarıdaki kurallar uygulanır.

                (8)          Meclis Başkanı ve Meclis Başkan Yardımcısı seçimi, Birinci Yasama yılının ilk birleşimi ile Dördüncü Yasama yılının ilk birleşiminden başlayarak, en geç on gün içinde tamamlanır.

Bu tüzükteki anahtar cümle ise: “Adayın tek olması halinde de yukarıdaki kurallar uygulanır” cümlesidir. Bu cümleyi adayın tek olması halinde de ençok oyu alan seçimi kazanır şeklinde mi yoksa en fazla oy olarak mı yorumlamak gerekir. Anayasa’nı lafzına bakıldığında enfazla oy alan adaydan bahsettiği görülmektedir. Tüzüğün Anayasa’nın lafzına uygun olarak yorumlanması durumunda 23 oyla enfazla oyu alan aday olan Zorlu Töre’nin seçimi kazandığı sonucu çıkacaktır. Aksi bir görüş ileri sürülmesi durumunda Anayasa’nın lafzına aykırı yorum yapılmış olacağı açıktır.

Bazı siyasiler ve hukukçular 5. turda bir kişi tek bir oy bile alsa seçilebilir diyor. Bu genelleme yanlıştır; çünkü toplantı yeter sayısı oluşmadan meclis toplanamayacağı için karar da alamayacaktır. ilk dört turda salt çoğunluk arandığı için toplantıda enaz 26 millet vekilinin bulunması zorunludur. Bulunmaması durumunda karar alınamayacağı için adayların seçimi de imkansızdır. 5. turda ise enazından toplantı yeter sayısına ulaşılması gerekir. Bundan dolayı da 5. tura millet vekilleri boşuna niye katılsın şeklindeki itirazlar yanlıştır. Nitekim toplantı yeter sayısına ulaşıldıktan sonra enfazla oyu alan millet vekili seçimi kazanır. Tek aday bulunması durumunda toplantı yeter sayısı oluşmuşsa tek kalan aday tek bir oy bile alsa seçimi kazanmış olur. Ancak turlar arasında ara verilmesi durumunda toplantı yeter sayısı için tekrar yoklama yapılır. Bu seçimde turlar arası ara verilmediği için tekrar yoklama yapılmasına gerek kalmadığı için 5. tur için yeniden yoklamaya gerek kalmadı. Oyların toplamına bakıldığında da zaten salt çoğunluğun üzerinde bir sayıya ulaşıldığı görülmektedir.