Etiket arşivi: başörtüsü

İran Ziyaretinden Esintiler

İran Ziyaretinden Esintiler

KKTC Meclis Başkanı Sibel Siber’in İran ziyareti farklı kültür ve devletlerle iletişimi kurulması bağlamında olumlu bir adım olmuştur. Ancak bu ziyarette öne çıkan, kültürler arası dostane ilişkiler değil de Sibel Siber’in başörtüsü takması olması olunca, konuyu ele almak ihtiyacı doğmuştur. Köşe yazarlarından Rasıh Reşat Meclis Başkanı’nın başörtüsü takmasını, birçok farklı ülke diplomatının da yaptığı gerekçesine dayanarak o kültüre saygı olarak değerlendirmiştir. Bu görüşe kısmen katılıyorum; çünkü farklı kültürlere saygı duymak yaratılıştaki farklılık ve canlılığın da gereğidir. Ancak bir arkadaşım, başörtülü bürokrat ya da siyasilerin de açık bayanlara baskı yapılması durumunda, onlara destek ve tercihlerine saygı olarak başlarını açması gerektiğini belirtti. Ben de eskiden başörtü takan kızlara karşı yapılan baskılar esnasında, başörtüsü takmayan bürokrat ve siyasilerin de böyle davranması gerektiğini belirttim. Sohbet esnasında başörtülü bazı öğrenciler, bunun bir inanç olduğunu dolayısıyla da yapılamayacağını söyledi. Başka öğrenciler ise özgürlüklerin savunmasının da inancın ve ahlakın gereği olduğunu belirterek, özgürlüklerin savunulması adına bunun yapılabileceğini belirttiler. Bu görüşlerini de özgürlüklerin koruması adına yapılan bu tür tepkilerin dinin ruhu ile ahlakı prensiplerine aykırı düşmeyeceği mantığına dayandırdılar.

İran halkının inanç ve kültürüne genel anlamda saygı duyulması konusunda ben de hemfikirim. Ancak kültürlerin karşılıklı saygı içerisinde tartışılmasını da bilimsel bir sorumluluk ve hak olarak görüyorum. İnsanların, farklı inanç ve kültürlere saygının bir ifadesi olarak onlar gibi giyinmeleri ya da davranmaları da elbette takdir edilecek bir davranıştır. Ancak gelen misafir bayanlara başörtüsü takmaları dayatılıyorsa, bu saygı duyulacak bir şey değildir. Çünkü farklı olmaktan dolayı saygı duyulmayı beklemek aynı şekilde sizden farklı olana da saygı duymayı bir hak haline getirir. Bu bakış açısı ile bakıldığında din adına yapılan dayatmaları dini ve ahlaki bir davranış olarak değil yanlış bir siyasi tavır olarak değerlendirmek gerekir. Çünkü hiçbir dini metinde ve Hz. Peygamberin hayatında insanlara kılık ve kıyafet dayatıldığı sabit değildir.

İbadetlerin ihmali ile ilgili doğabilecek sonuçlar konusunda uyarsa da hiç kimseye ibadet etmediği için yaptırım cezası uyguladığı sabit değildir. Dini metinlerde kılık ve kıyafetle ilgi bazı genel prensipler ortaya konulmuşsa da, bunların yorumu ve uygulaması bireyin vicdanı ile toplumların örf ve geleneklerine bırakılmıştır. Hz. Peygamberin örtünme ile ilgili tavırlarına da baktığımızda açık gezen kadınlara herhangi bir yaptırım uygulandığı ya da bu yönde güç kullanmadığı bilinmektedir. Dolayısıyla da insanların inançlarını yaşamalarını kolaylaştırmak ahlaki ve insani bir gerekliliktir. Ancak bu kolaylık sağlanırken farklı inanç ya da düşüncelere sahip insanlara herhangi bir dayatma yapılmamasına dikkat edilmesi gerekir. Çünkü insan hakları ihlalleri kul hakkı ihlali kapsamına girdiği için, bu hakkı ihlal edilen kişiler haklarını affetmediği sürece Allah da bu tür günahları affetmez.

Müslümanlar
ve diğer dini inanç sahiplerinin yaptığı en önemli hatalardan birisi, insan ile Allah arasındaki gönül ilişkisini Allah ya da yaratıcı adına başka insanlara baskıya dönüştürmeleridir. Allah’a karşı işlenen suçların cezasını verme yetkisi sadece Allah’a aittir. İnsanlar ancak kendilerine karşı işlenen suçlar için ceza uygulaması talep edebilirler. Namaz kılmayan, oruç tutmayan ya da başını örtmeyen insanlara din adına cezalar uygulanmasını meşrulaştıran bazı yorumlar var ise de bunların dinin ruhuna, genel prensiplerine ve Hz. Peygamberin uygulamalarına aykırı olduğu aşikârdır. Bu yüzden de ne çağdaşlık adına insanların inançlarının yok farz edilmesi; ne de insanların dini anlayış farkı ya da bizim gibi inanmamaları sebebiyle temel hak ve hürriyetlerinin kısıtlanması kabul edilebilir. Çünkü bu tür uygulamalar dinin temeli olan adalet ilkesine ve bu ilkeden doğan temel insan hak ve hürriyetlerinin korunması esasına aykırıdır.

http://www.havadiskibris.com/Yazarlar/yusuf-suicmez/karadeniz-den-kibris-a/3722