Etiket arşivi: cenaze

Mezar ve Cenaze Kültürümüz

Mezar ve Cenaze Kültürümüz

Toplumların kültürel değerleri sürekli değişime uğrar. Bu değişim bazen olumlu bazen de olumsuz yönde olabilir. Kültürümüzde oluşan değişimlerden birisi de mezar kültürümüzdür. Günümüzde gösterişli mezarlar yapmak adeta zorunlu bir hal aldı. Bir polis müdürünün vefatı sonrası cenaze namazı kılınmadan gömülmesi ile ilgili vasiyeti, bu konular üzerinde daha fazla düşünmemizi zorunlu hale getirdi.

Öncelikli şunu belirtmem gerekir ki, Müslüman olan herkesin İslam inanç ve örflerine göre gömülmesi gerekir. Dolayısıyla da bir kişi Müslüman ise böyle bir vasiyet vermiş olsa bile bu vasiyeti geçerli değildir. Çünkü insanların ölüm stresine girdikleri anda verdikleri kararlar, insanların gerçek düşünce ve hissiyatını temsil etmezler. Kaldı ki kişi bu vasiyetini ölüm stresine girmeden aklı başında iken yazmış ise, o zaman da böyle davranışının meşru bir gerekçesi olup olmadığının soruşturulması gerekir. Vasiyet yazan kişinin bunu meşru kılacak gerekçesi yoksa vasiyeti geçerli olmaz ve cenazesi kılınarak defnedilir. Ancak bu vasiyeti veren kişi Müslüman olmadığını açık ve bilinçli bir şekilde söylüyorsa o zaman bu kişinin İslam inanç ve adetlerine göre gömülmesi doğru değildir. Bu durumda vasiyetine uygun şekilde davranılıp davranılmayacağı ise ilmi ayrı bir tartışma konusudur.

Benim şahsi kanaatime göre bu tür davranışların arkasında, dini konulardaki bilgi eksikliği yatmaktadır. Kuzey Kıbrıs’ta uzun süreden beri dini bilgiyi üretecek ve topluma aktaracak herhangi bir kurumun bulunmamış olması, din adına birçok yanlış inanç ve geleneğin de yaygınlaşmasına yol açmıştır. Bunun en açık etkilerini mezar ve cenazelerdeki uygulamalarımızda görmekteyiz. Bizim inanç ve örfümüze göre cenazelerde ağlamak, mezarları gösterişli hale getirmek doğru değildir. Çünkü ölülerin ihtiyacı mermerden binalar ve gözyaşı değil; gönülden yapılan dualardır. Binalara ihtiyacı olanlar yaşayanlardır. Onun için mezar taşlarına yapılan harcamalar israfdır. Halkımız bunları iyi niyetle yapsa da, mezarlara yapılan bu harcamalar ölüye yapılan ölü yatırımlardır.

Bu mezar geleneğini değiştirip, İslam inancına uygun mütevazi mezarlar yapmaz isek ileride yaşayanlar için bile yatacak yer bulabilmek sorun olacaktır. Lefkoşa mezarlığı bunun en açık örneği ve göstergesidir. Dini inancımıza göre mezarlara yapılan bu harcamaların, okul, çeşme gibi sosyal amaçlı hizmetlere yapılması daha doğru ve sevaptır. Bu yanlışların yapılmasında halkın bilgisizliği kadar hocalarımızın da bilgisizlik ve ihmalleri söz konusudur. Çünkü bazı hocalar cenazeleri, ebedi yaşama uğurlamak için yapılan sembolik bir ibadetten çıkarıp, bir ticaret, gösteriş ve propaganda aracına dönüştürdüler. Hâlbuki cenaze namazlarının sessiz dua ve kısa süreli yapılması bizim inanç ve geleneğimizin bir gereğidir. Cenaze namazı sembolik olarak insana olan saygı ile birlikte ebedi yaşam olan inancı sembolize eder. Dolayısıyla da, cenaze namazında ölü ile birlikte onu yeni bir yaşam yolculuğuna uğurlamak için gelenlere sıkıntı verecek hertürlü davranıştan uzak durmak gerekir. Tabii ki sağlıklı bir dini bilgi ve davranış için de sağlıklı bir bilgi üretimi ve aktarımına ihtiyaç vardır. İmam hatip ve ilahiyat eğitimi ihtiyacı buradan kaynaklanmaktadır.

Yusuf Suiçmez