Etiket arşivi: milliyetçilik

Milliyetçilik

Milliyetçilik

Günümüzde milliyet ağırlıklı olarak doğum yerleri ve aile üzerinden belirlenmeye çalışılmaktadır. İnsanlar anne-babaları ve doğum yerlerini kendileri seçemeyeceklerine göre, insanları doğum yerleri ya da ailelerinden dolayı ayrıcalıklı ya da düşman saymaya ne kadar hakkımız var? Doğduğumuz coğrafya ve ailenin yaşamımız üzerindeki etkisi ne olmalıdır? Millet olmak ile milliyetçi olmak arasında nasıl bir ilişki vardır? Bu soruların cevapları, millete ve milliyetçiliğe bakış açımıza göre değişmektedir.

Milliyetçiliği, çatışmacı ve uzlaşmacı milliyetçilik olarak ikiye ayırmak gerekir. Çatışmacı milliyetçilik genel olarak bir grubun psikolojik tatmini ve menfaatini korumak üzerine kurulu olan milliyetçiliktir. Bu tür milliyetçiliği sahiplenenleri iki farklı gruba ayırmak mümkündür. Bunlardan birinci avam (halk) tabakası; ikincisi ise havas (seçkinler) tabakasıdır. Milliyetçiliği sahiplenenler incelendiğinde ağırlıklı olarak yaşamlarını duygusal bir zeminde sürdürmeye çalışan insanlar olduklarını görürüz. Bu tür insanlar kendi varlık ve kimlikleri ile ilgili düşüncelerini oluşturamadıkları için giydirme kimliklerle yaşarlar. Bugün KKTC’de yaşanan Türkiyeli ve Kıbrıslı ayırımcılığının arkasında da bu sorun bulunmaktadır.

Havas (seçkinler) tabakasını oluşturan milliyetçilerin profilleri incelendiğinde bunların siyasi ve ekonomik çıkarları örtüşen insanlar oldukları görülür. Bu insanlar her zaman avam tabakasına göre daha iyi koşullara ve imkânlara sahiplerdir. Seçkinler de kendi içlerinde iki grupturlar. Bu gruplardan birincisi, milliyetçiliği avam gibi duygusal bir tatmin ve kimliğin ifadesi için bir araç; ikincisi ise siyasi bir güç ve araç olarak görürler. Milliyetçiliği siyasi bir güç ve araç olarak görenler, avam tabakasını siyasi bir arka bahçe olarak gördükleri için bazen milliyetçiliği ırkçılığa dönüştürüp sivil bir askeri darbe mantığı ile hareket ederler. Bunun için de sürekli olarak etraflarının düşmanlarla çevrili, kendileri ve atalarının sütten çıkma ak kaşık olduğu, devlet kurucularının kutsallığının ne pahasına olursa olsun korunması gerektiğinin propagandasını yaparlar. Bu propagandalarında iş gücü olarak da avam tabakasını kullanarak kendilerini ve çıkarlarını güvence altına almaya çalışırlar. Aslında bu sorun sadece milliyetçilikle alakalı bir sorun değildir. Bu sorun, katılımcılığı ve paylaşımcılığı kabul etmeyen tüm ideoloji ve inançların taraftarlarıyla yaşanan ortak bir sorundur.

Uzlaşmacı milliyetçilik ise çatışmayı değil insanın kültürü, dili, dini ya da ideolojisi ile katılmış olduğu toplumun değerlerini paylaşmasını öngörür. Bu anlayışa göre etnik kökenden çok katılımcı kişinin değerleri ile katılmış olduğu toplumun değerleri önemlidir. Bu anlayışla hareket edenler bir topluma katılırken kendi kişilikleri ile toplumun değerleri arasında fazla çatışma yaşamazlar. Ancak toplum içinde bulunan farklı değerler, değerler arası bir çatışma ya da rekabete dönüşürse, kişinin millet içinde edindiği yer ile paylaştığı değerler yüzünden bir çatışmanın içerisine düşmesi muhtemeldir.

Aynı milliyeti paylaşan insanların ideolojik ya da dini sebeplerden dolayı bir birleriyle çatışmaya sürüklenmelerinin ana sebeplerinden birisi budur. Bireyler sahip oldukları değerler ile içinde yaşadıkları toplumun değerlerini uzlaştıramadıkları zaman, topluma uyum sorunu yaşamaya başlarlar. Uzlaşmacı milliyetçilik, kişinin sahip olduğu değerleri başkalarını ötekileştirmek için değil; topluma katılmak ve paylaşmak için bir araç olarak gördüğü için bu sorunun aşılmasına büyük katkı sağlar. Bu anlayışa göre milli kimlik ve değerler sabit değerler üzerine değil; paylaşılan değerler üzerine kuruludur. Doğal olarak paylaşılan değerler katılım ve paylaşıma bağlı olarak karşılıklı etkileşimle değişime uğradığı için milli kimliğin tanımı ve içeriği de zamanla değişmektedir. Bunun bir sonucu olarak da bugün korumak için mücadele verdiğimiz birçok değeri değişen şartalar sebebiyle yarın değiştirmek için mücadele verebiliriz. Kıbrıslılık-Türkiyelilik söylemlerinin geleceği de böyle bir sürece tabidir.

yusuf