Etiket arşivi: UBP

CTP-UBP Koalisyonu Hükümeti

CTP-UBP Koalisyonu Hükümeti

Edindiğim bilgiye göre, CTP ve UBP’nin ileri gelenleri ana konularda anlaşmış ve hafta içinde yeni koalisyon hükümetini açıklayacaklarmış. Aslında bu senaryo uzun zamandır seslendiriliyordu; ancak birtürlü gerçekleştirilemiyordu. Dolayısıyla bu gelişme KKTC siyasi tarihinde çok önemli gelişmelere yol açacaktır.

Şüphesiz demokratik bir sistemde halkın iradesini temsil eden en zıt partilerin de ortak hükümet kurmaları gayet doğaldır. Ancak bu gelişme, kafalarda bazı soru işaretlerinin doğmasına neden olmuştur. Şöyle ki, zaten mevcut bir hükümet vardı; o halde kim ve neden yeni bir hükümete ihtiyaç duydu?

Kimilerine göre CTP-UBP hükümeti Türkiye’nin isteği, hata dayatmasıymış. Bu bilgiyi doğru kabul edersek, o zaman hükümet programında Türkiye’nin isteklerinden olan özelleştirmenin niye olmadığını sorgulamak gerekir. Sayın Serdar Denktaş’ın son dönemlerde özellikle TC Yardım Heyeti ile ilgili söylemlerinin Türkiye kanadında bazı rahatsızlıklar yarattığı bilinmektedir. Ancak, Türkiye kanadında rahatsızlık yaratan söylemler sadece Serdar Denktaş’ın söylemleri değildir. Ayrıca bu tür söylemler sadece Serdar Denktaş’a da ait değildir. Dolayısıyla da Serdar Denktaş’ın önce Başbakan Yardımcılığı sonra da hükümetten atılmasının tek gerekçesi bu olmasa gerek. O halde bu hükümeti kimin ve neden istediğinin, demokrasi kültürünün gelişmesi bağlamında sorgulanmasına ihtiyaç vardır.

Serdar Denktaş’ın muhalefete geçmesi ile bence bazı üstü kapalı şeyler daha da açık hale gelip kamuoyunda tartışılacaktır. Bu tartışmalar Denktaş ile yeni hükümeti kamuoyu önünde ya daha güçlü ya da daha zayıf hale düşürecektir.

Konuyu CTP kanadından değerlendirdiğimizde, aslında UBP ortaklığında, DP ortaklığındakinden fazla bir şey kaybettiğini söylemek zordur. Dolayısıyla da CTP açısından eleştirilebilecek tek şey, solun ideolojik söylemlerine sahip çıkılmamış olmasıdır. Bu eleştiri pek fazla etkili olmayacaktır. Çünkü önceki hükümetin kurulduğu DP ile de zaten ideolojik olarak aynı çizgide değildiler.

Konuyu UBP açısından ele aldığımızda, aynı şekilde en fazla eleştirileceği yön ideolojik söylemlerine sahip çıkmamış olması olacaktır. Ancak hükümete girmiş olmanın getireceği bazı avantajlar ile bu eleştiriler kısmen de olsa etkisini kaybedecektir.

UBP’nin özellikle dış politikada CTP ile büyük oranda fikir ayrılığına düştüğü gerçeğini dikkate aldığımızda, bu koalisyonun çözüm sürecine girilmesi durumunda devam etmesinin oldukça güç olacağı ileri sürülmektedir. Ancak gerçek anlamda bir çözüm olacaksa, bu çözümün sağlanması için bu koalisyonun varlığı bir fırsattır. Çünkü çözüm sürecine girilmesi durumunda, her iki partinin de desteklediği bir çözümde tekrar Türk tarafından “Evet” oyunun çıkması güçlü bir ihtimaldir.

Bu hükümet, Kıbrıs sorunu ile bağlantılı olarak değil de iç sorunlarla bağlantılı olarak düşünülmüş ise böyle bir hükümetin anayasa değişiklikleri dahil her türlü reformu rahatlıkla yapabileceği açıktır. Ancak özellikle KKTC’nin en büyük sorunlarından birisi olan usulsüzlük ve yolsuzlukların üzerine gidilebileceğini düşünmüyorum. Çünkü siyasi kirlenmeye sebep olan siyasetçilerin büyük bir çoğunluğu hala daha meclistedirler ve bunlar ile onları destekleyen kadrolar hükümette oldukları müddetçe, Mecliste bekleyen yolsuzluk ve usulsüzlük dosyalarının açılarak KKTC’de temiz toplum ve devlet adına ciddi bir adımın atılması mümkün olmayacaktır.

Bence bu hükümetin sağlayacağı en büyük fayda toplumda uzlaşı kültürünün artmasına sağlayacağı katkı olacaktır. Çünkü yıllarca ülke insanını bölme ve çatıştırma üzerine kurulmuş olan sol-sağ ikilemi bu koalisyonun oluşması ile büyük oranda aşılacak ve ideolojik temelli siyaset yerine, demokrasi ve insan hakları temelli yeni bir siyasi bilincin gelişmesine önemli bir katkı sağlayacaktır. Bence bu hükümetin toplum adına sağlayacağı en önemli fayda bu olacaktır.

Tabii ki bu hükümetin kurulması özellikle Zorlu Töre ve Derya Doğuş gibi keskin çizgilere sahip milletvekilleri için oldukça büyük sıkıntılara yol açacaktır. Çünkü bu iki vekilin de hükümet kurulsa bile çizgilerini bozmayacakları; dolayısıyla da hükümet içindeki muhalefet durumuna düşecekleri beklenmektedir.

Bu koalisyonun en olumsuz tarafı ise zayıf bir muhalefetle karşı karşıya kalacağı için, denetimsizlik sebebiyle yanlış ya da dayatmacı bir tavır geliştirebilmesi ihtimalidir. Bu ihtimalin gerçekleşmemesi için her iki partinin de liderlerine ciddi sorumluluklar düşecektir.

Hükümetin başarı ve başarısızlıkları özellikle Özgürgün’ün başkalığının ciddi biçimde sorgulanmasına yol açacaktır. Çünkü hem UBP’nin hem de CTP’nin partilerine sağ-sol eksenli ideolojik bağlarla bağlı olan kadrolarının, bu koalisyonu içlerine sindirmeleri oldukça güç olacaktır. Bu ise gelecekte UBP kurultayında UBP’nin şahin kanadı ile Hüseyin Özgürgün arasında ciddi bir rekabetin başlamasına yol açabilir.

Aynı şekilde CTP içinde de zamanla Sayın Talat’ın liderliğine karşı ideolojik temelli ciddi muhalif seslerin yükselmesi mümkündür. Tabii ki, bu ihtimallerin herbiri hükümetin başarı ve başarısızlıkları oranında gerçekleşecektir. Biz vatandaşlar olarak her halükarda, tüm hükümetlerin toplum adına başarılı olmasını bekleriz. Doğal olarak da hükümet kurulmadan ve de icraatlarının halkın hayatı üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerini görmeden kesin bir şey söylemek mümkün değildir. Sayın Talat’ın da basına yansıyan açıklamalarına da baktığımızda, yeni hükümetin zikrettiğimiz olumsuz imajları icraatları ile aşacağı kanaatinde olduğunu görmekteyiz.

http://www.havadiskibris.com/Yazarlar/yusuf-suicmez/ctp-ubp-koalisyonu-hukumeti/7998

yusuf